TOPLUMSAL VE HUKUKSAL ANLAMDA UZLAŞTIRMA VE UZLAŞTIRMACILIK DERNEKLERİ (15.01.2019) / ABDULLAH ÇAVUŞ/UZLAŞI-DER BAŞKANI

 

TOPLUMSAL VE HUKUKSAL ANLAMDA UZLAŞTIRMA VE UZLAŞTIRMACILIK DERNEKLERİ (15.01.2019)
 ABDULLAH ÇAVUŞ/UZLAŞI-DER BAŞKANI
Bilindiği üzere “ONARICI ADALET” Kavramı çerçevesinde ülkemizde 52171 sayılı kanun ile Ceza Kanununu kapsamındaki bazı suçlar için adli yargılama sürecinden önce UZLAŞTIRMA denen yeni bir kurum oluşturulmuştur.
 
Bu kapsamda Adalet Bakanlığından yetki almış üniversiteler , Barolar ve meslek Odalarınca açılan ve altı gün eğitimlerden sonra bakanlık tarafından açılan sınav sonucunda yaklaşık 28.500 kişi UZLAŞTIRMACI olmaya hak kazanmış ve Uzlaştırmacılık Siciline kaydolarak mesleklerini icra etmeye başlamışlardır.
 
Toplumsal Uzlaşma fikri alçak gönüllüğü, fedakârlığı, feragati ve eleştiriye açık olmayı gerektirir. Kendini sürekli büyük görmek herkese tepeden bakmak, üstün ve önemli konumda olduğunu varsaymak, uzlaşmanın önündeki engellerdendir. Kişi “Ben bilirim, ben yanılmam, ben geri adım atmam, ben güçlüyüm, ben önemliyim, ben haklıyım” diyerek uzlaşma anlayışından uzaklaşır.
 
Katı zihinsel yapıya sahip bu tür kişiler zamanla hem yalnızlaşır hem de uzlaşmanın getirdiği zenginliklerden yoksunlaşarak verimsizliğe düşerler.
 
Uzlaşmayı günlük hayatımızda olumlu bir kavram olarak kullanırız. Bununla birlikte; bu kavramların sınırlarını iyi tespit etmek gerekir. Uzlaşmanın temelinde bilgi, erdem, sevgi, insanlık adına fayda olmalıdır. Uzlaşmak insanları daha zararlı bir sonuca gitmekten kurtarmalıdır.
 
Uzlaşma gizli gündem taşıyarak oluşmaz. Kafanın arkasında farklı planlar taşıyarak yapılan uzlaşma, uzlaşma değil hilekârlık olur. Sıkışan eller kısa zamanda yumruğa döner. Uzlaşma belli bir yürek şeffaflığını gerektirir.
 
Bir uzlaştırmacının Uzlaştırma Sürecinde uymak zorunda olduğu etik ilkeler uzlaştırma yönetmeliğinin 6. cı maddesinde detaylı olarak belşrlenmiştir.
 
Buna göre;
 
Etik ilkeler
 
MADDE 6 – (1) Uzlaştırmacı görevini aşağıdaki etik ilkelere uygun olarak yerine getirmek zorundadır:
 
a) Görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız ve tarafsız olarak yerine getirir, tarafların ortak yararlarını gözetir, tarafların müzakerelerde yeterli ve eşit fırsatlara sahip olmasına özen gösterir.
 
b) Adalete hizmet etme bilinciyle, görevini etkin, zamanında ve verimli biçimde yerine getirmeyi, sunduğu hizmet kalitesini yükseltmeyi hedefler.
 
c) Görevini yerine getirirken taraflara nazik ve saygılı davranır. Tarafların birbirlerine saygılı davranmaları ve müzakerelere iyi niyetle katılmaları konusunda tarafları bilgilendirir.
 
ç) Masumiyet karinesi gereğince şüpheli ya da sanığın suçluluğu hakkında ön yargılı olamaz, şüpheli ya da sanığa karşı bir tavır takınamaz.
 
d) Görevini yerine getirirken taraflar arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapamaz, itibar ve güveni sarsıcı davranışlarda bulunamaz.
 
e) Taraflardan biriyle herhangi bir kişisel veya iş ilişkisinin bulunması, uzlaştırmanın sonucuna yönelik doğrudan veya dolaylı, malî veya diğer menfaatinin bulunması ya da taraflardan biri için uzlaştırma dışında bir yetkiyle görev yapması gibi bağımsızlığı veya taraflarla arasındaki menfaat çatışmasını etkileyebilecek ya da bu izlenimi verebilecek durumları açıklamadan görev yapamaz veya göreve devam edemez.
 
f) Görev yaptığı olayla ilgili olarak daha sonra vekil veya müdafii olarak görev üstlenemez.
 
g) Tarafsızlığından kuşku duyulmasına yol açacak şekilde kendisine veya bir başkasına doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir menfaat temin edemez.
 
ğ) Görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü davranıştan kaçınır.
 
Bu etik değerler ve uyulması mecburi olan ilkelerin yanında bize göre ; UZLAŞTIRMACI arkadaşlarda bulunması gereken bazı insanı özelliklerin de aşağıdaki gibi olması gerektiğini düşünmekteyiz.
 
1- UZLAŞTIRMACI ünvanını almış olan tüm meslektaşlarımız günümüzün Dedekorkut’u, Yunus Emresi, Mevlanı’sı, Hacı Bektaşı Velisi ve Ahi Evren’idirler. Bu nedenle bu kişilerin sözlerine yansımış olan ve Toplumsal uzlaşma için vazgeçilmez olan yukarıda arz edilen tüm insani özelliklerin UZLAŞTIRMACILARDA bulunması gerekmektedir.
 
2- Hukuki bilgi her zaman elde edilebilecek bilgilerdendir. Kaldı ki Uzlaştırmacılar 6 gün süren bir eğitim ve zorlu bir sınav ile bu bilgileri elde etmişlerdir.Keza 2 yılda bir yapılacak olan yenileme eğitimleri ilede bilgilerini güncelleyeceklerdir.
 
3- Yönetmeliklerinde var olan performans kriterleri de Uzlaştırmacılarının kendilerini bilgi ve donanım yönünden sürekli olarak güncelleştirmeleri sonucunu doğurmaktadır.
 
4- UZLAŞTIRMACILIK mesleğinin kariyer bir meslek olabilmesi için öncelikle UZLAŞTIRMACILARIN kendi aralarında UZLAŞMA KÜLTÜRÜNÜ yaygınlaştırmaları ve Yunus Emre’nin dediği gibi Yaratılanı Yaratandan Ötürü ve karşılıksız olarak sevmeleri, egolarını törpülemeleri gerekmektedir.
 
5- Bu mesleğin kurumsallaşması için UZLAŞTRIMACILARIN BEN yada eskilerin deyimiyle ENANİYET ten uzaklaşmaları gerekmektedir. Toplumsal uzlaşmanın önündeki en büyük engelin “Ben bilirim, ben yanılmam, ben geri adım atmam, ben güçlüyüm, ben önemliyim” olduğunu bilmemiz halinde bir çok şeyin kendiliğinden düzeleceğini göreceğiz.
 
Bu noktada ülkemizin hemen hemen her ilinde kurulmakta olan UZLAŞTIRMA ve UZLAŞTIRMACI derneklerine büyük işler düşmektedir.
 
Özellikle avukatların sadece mesleki taassup ile hareket ederek diğer meslek mensuplarına Uzlaştırmacılık hakkı verilmemesi için yürüttükleri çalışmalar ve lobi faaliyetleri kurulmuş olan dernekleri birlikte hareket etmeye ve söylem birliği oluşturmaya zorlamaktadır.
 
Bununla birlikte Devlet Personel Dairesi Başkanlığının Memur arkadaşlarımızın uzlaştırmacılık konusundaki olumsuz görüşü ve bu görüşten hareketle Gelir İdaresi Başkanlığınca yayınlanan GENELGE de mesleğin gelişimi ve verilmiş olan meslektaş haklarının korunması anlamında kurulmuş olan dernekleri birlikte hareket etmeye zorlamaktadır.
 
Değerli Uzlaştırmacı arkadaşlar ve dernek yöneticilerimiz, sadece verilmiş hak ve hukukun korunması anlamında değil yukarıda arz edilmeye çalışılan UZLAŞTIRMA KÜLTÜRÜNÜN oluşması ve korunmasının yanında hukuk sitemimiz için yeni bir kurum olan ve istatistik sonuçlarına göre başarılı sonuçlar alındığı ortada olan UZLAŞTIRMACILIK kurumunun başarısı için bir ve birlikte hareket etmek tarihi ve mesleki bir sorumluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
 
Yazımı yukarıda atıfta bulunduğumuz Hacı Bektaşı Veli Hazretlerinin bir sözü ile bitirmek istiyorum.
 
“BİR OLALIM DİRİ OLALIM İRİ OLALIM”
 
ABDULLAH ÇAVUŞ
UZLAŞI-DER BAŞKANI
www.uzlasider.org
acavus40@hotmail.com
0536 783 11 11

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir